Ders 9: Vitaminler

9.2.4 Yağda Çözünen Vitaminler - K Vitamini

K vitamininin adı Danca/Almanca pıhtılaştırıcı vitamin anlamına gelen "koagulationsvitamin”, sözcüğünden gelmektedir. K vitamininin iki formu vardır:

  • Bitkisel formu olan K1 veya filokinon ıspanak ve brokoli gibi yeşil sebzelerde bulunur.
  • K2 veya menakinonlar bağırsakta mikro-flora tarafından sentezlenir.

Çeşitli koagülasyon faktörleri ve protrombinin aktivasyonu için gerekli olan K vitamini koagülasyonda önemli bir rol üstlenir. Vücudun neredeyse tüm dokularında bulunan K vitaminine bağlı proteinlerin geniş yayılımı nedeniyle K vitamini sadece koagülasyonda değil, aynı zamanda hücre döngüsünün düzenlenmesinde, hücre adhezyonunda ve kemik metabolizmasında da temel rol oynar.  

Doğumda kordon kanında K vitamini seviyeleri çok düşüktür, bu durum plasenta transferinin minimum düzeyde olduğunu ortaya koyar. İnsan sütünde de K vitamini düşüktür, konsantrasyonları 10 µg/l'nin altındadır. Bu nedenle, yenid doğan bebekler K vitamini eksikliği riski altındadır (Greer 2005). Doğumdan sonraki 7-10 güne kadar takviye yapılmadığı sürece erken doğan bebeklerin bir çoğunda en azından hemen göze çarpmayan K vitamini eksikliği gelişecektir. Yeni doğanda ilk kez 1894 yılında Charles Townsend tarafından tanımlanan ve şu anda "K vitamini eksikliği kanaması" (KVEK) olarak adlandırılan hemorajik hastalıktan (Obladen 2015) kaçınmak için intramüsküler veya oral yoldan profilaktik K vitamini takviyesi neonatolojide yaygın kullanılan bir önlemdir (Lippi & Franchini 2011).

Erken doğan (<32 haftalık) bebeklerde intramüsküler yoldan verilen 0.2 mg K1 dozunun K vitamini durumunun ve metabolizmasının karaciğerde herhangi bir yük oluşturmadan korunmasında başarılı olduğu gösterilmiştir (Clarke et al. 2006). Vücut ağırlığı 1000 g'ın üzerinde olan erken doğan bebeklere yine de doğumda 1 mg dozunda intramüsküler yoldan K vitamini verilmesi gerekir, bu miktar vaktinde doğan bebekler için güncel önerilen miktardır. Erken doğan bebeklerde bazen intramüsküler enjeksiyonun uygunsuz sonuçlarından (ağrı, enflamasyon ve hematom) kaçınmak için intravasküler uygulama kullanılır. İntravenöz yoldan enjekte edildiğinde dozaj 0.4 mg/kg'ı aşmamalıdır (Shearer 2009). Şu anda K vitamini profilaksisinin erken doğan bebeklerde ÇDDK'nın önlenmesindeki etkinliğini belirlemek amacıyla yapılan ve 2015 yılının sonlarında yayınlanması beklenen bir Cochrane incelemesinin sonuçları beklenmektedir (Ardell et al. 2010).


Sie haben 100% der Lektion erledigt
100%