Ders 1: Standart Bileşenler ve Kılavuzlar

1.3 Bebek Formulalarının Standart Bileşimi: Anne Sütüyle Bir Karşılaştırma

Bilim insanları ve üreticilerin yoğun çabalarına rağmen bebek formulaları ile anne sütü arasında doğal farklılıklar varlığını sürdürmektedir. Olgun anne sütü ve bebek formulasının ortalamaları alınmış bileşen içerikleriyle ilgili bir karşılaştırma aşağıda gösterilmektedir. Bebek formulasındaki her bir bileşen için verilen değerler BK'de yaygın olarak satılan üç bebek formulasının ortalamasıdır
(Crawley & Westland 2014).

Tablo 2. İlk Bebek Formulaları ve Olgun Anne Sütünün Makro ve Mikrobesin Bileşiminin BK'daki Bebek Formulası Düzenlemelerine Göre Karşılaştırılması

İlk bebek formulaları için bildirilen içerik değerleri BK'de yaygın satılan üç bebek forumulasından hesaplanan ortalama değerlerdir. Minimum ve maksimum düzenleme değerleri hacme göre yeniden hesaplanmıştır.

Table 2: Macro and micronutrient Composition of First Infnat Milks and Mature Breast Milk Compared to Regulations for Infant Formula in the UK

Kaynak: Crawley & Westland 2014; izin alınarak basılmıştır

Bebek formulası ile anne sütü arasındaki bazı farklara dikkat etmek ilginçtir. Sağlık çalışanları ve ebeveynlerin de aynı şekilde özellikle dikkat etmesi gereken konu bebek formulasının protein içeriği olmalıdır. Son veriler bebek formulasının ortalama protein içeriğinin olgun anne sütününkine çok benzer olduğunu, yani sırasıyla 1.3 ve 0.9/100 ml olduğunu, bu yüzden de endişe verici olmadığını göstermektedir (Crawley & Westland 2014; Hernell 2011). Buna karşın, bebek formulalarında protein içeriği için maksimum kabul edilen değer 1.8 ile 2.0 g/100 ml arasındadır. 2009 yılında Koletzko bebek formulasındaki yüksek protein içeriği ile yaşamın ilk iki yılındaki yüksek kilo arasında bir ilişki olduğunu bildirmiştir (Koletzko et al. 2009). Bu çocukların takibi yaşamın ilk yılında yenilen formulalardaki protein seviyelerinin azalmasının VKİ gelişimini daha önce anne sütüyle beslenmiş çocuklara göre altı yaşına kadar normale döndürdüğünü ve okul çağının başlarında obezitenin  ayarlanmış olasılık oranını 2.9 kat azalttığını göstermiştir (Weber et al. 2014). AB dahilinde formulaların çoğunda artık AB yönetmeliklerinin düşük aralığı içerisinde bir protein içeriği vardır (yaklaşık 1.2-1.3 g/100 ml) (Crawley & Westland 2014). Buna karşın, bu durum dünyanın diğer bölgelerinde aynı olmayabilir, ve ebeveynler çocuklarını hangi bebek formulasıyla besleyeceklerini düşünürken sağlık çalışanları tarafından bunun farkına varmalarını sağlanmalıdır.

Bebek formulası sıklıkla anne sütünden daha yüksek düzeylerde birçok vitamin, mineral ve eser element içerir. Bu durum maddenin anne sütünde daha yüksek bir biyoyararlanımı olmasından, ek sağlık faydaları aktarma isteğinden ve ürünün raf ömrü boyunca olası kayıpların hesaba katılmasından kaynaklanıyor olabilir.

2005 yılında bebek formulası bileşimi için yapılan önerilerden oluşan gözden geçirilmiş bir set yayınlandığından beri uzun zincirli çoklu doymamış yağ asitleri DHA ve AA gibi ek katkı maddelerinin yanı sıra prebiyotikler ve probiyotikler, laktoferrin ve diğer bileşenler çeşitli piyasalarda daha yaygın bir şekilde bulunabilir hale gelmiştir.

Bilimsel cemiyet içinde bilgi artıp geliştikçe bebek formulalarına yeni katkı maddelerinin eklenmesinin göz önüne alınması devam etmektedir, ve bu nedenle güncel öneriler düzenli olarak yenilenmelidir. Yenilikler ve teknoloji ilerledikçe bebek formulalarına çeşitli faydalı bileşenler eklemek de olası hale gelebilir. Bununla birlikte, eklenen faydalar eklenen maliyetleri de getirmektedir, ve bebek formulasının ekonomik olarak kalmasını sağlamak için bu konuların dikkatli bir şekilde değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, besinsel fayda ile ekonomik uygunluk arasında bir denge olmasını sağlamak için umut vadeden yeni bileşenlere öncelik verilmesi şarttır
(Koletzko 2010).

Figure 1: Prioritization of New Ingredients for Infant Formula is Essential to Ensure a Balance Between Nutritional Benefit and Economic Feasibility

Şekil 1: Besinsel fayda ile ekonomik uygunluk arasında bir denge olmasını sağlamak için bebek formulalarında yeni bileşenlere öncelik verilmesi şarttır

Kaynak: Koletzko 2010.