Ders 5: Çölyak Hastalığı
5.2 Tamamlayıcı Gıdaların Zamanlaması Ve Çölyak Hastalığı Riski
Anne Sütüyle Beslenme ve Çölyak Hastalığı Riski
Daha önce 2012 yılında Szajewska'nın yaptığı bir meta analiz anne sütüyle beslenmenin ÇH gelişimi riski üzerindeki etkisi açısından tartışmalı bulgular ortaya koymuştu (Szajewska et al. 2012). 2006 ve 2012 yıllarında yapılan daha önceki meta analizlerde glutene başlama sırasında anne sütüyle beslenmenin ÇH riskini azaltabileceği veya başlangıcını geciktirebileceği bildirilmişti (Akobeng et al. 2006, Szajewska et al. 2012), ancak bu yeni yapılan büyük ölçekli randomize girişim çalışmaları PreventCD (Vriezinga et al. 2014) ve Celiprev (Lionetti et al. 2014) ile teyit edilmemiştir.
Meta analizin iki yeni büyük ölçekli randomize girişim çalışması ve gözleme dayalı yeni çalışmaları içeren 2015 güncellemesinde sadece anne sütüyle veya karışık beslenme göz önüne alınmaksızın anne sütüyle beslenmenin genel koruyucu etkisi olduğu çıkarımında bulunulmamıştır (Szajewska et al. 2015).
Glutene Başlamanın Zamanlaması

Szajewska'nın yukarıda sözü edilen 2012'deki sistematik incelemesinde "açık kanıtların yokluğunda, çölyak hastalığının sonradan oluşma riskinin azaltılması için, glutene hem erken (<4 ay) hem de geç (>7 ay) başlangıç yapılmaması ve glutene başlangıç yapılırken anne sütüyle beslenmeye devam edilmesi mantıklıdır” sonucuna varılmıştır (Szajewska et al. 2012).
Buna karşın, araştırmacılar halihazırda geri kalan belirsizlikleri açıklığa kavuşturmak için daha fazla çalışma yapılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu nedenle, "PreventCD - Çölyak Hastalığının önlenmesi” adında çift-kör randomize plasebo-kontrollü bir çalışma başlatılmıştır (Hogen-Esch et al., 2010; Vriezinga et al., 2014). Sekiz farklı ülkede birinci dereceden en az bir akrabasında Çölyak Hastalığı bulunan ve HLD-DQ2 ve/veya DQ8 pozitivitesi teyit edilmiş 944 yenidoğan yaşları 4 ile 6 ay (16 ve 24 hafta) arasında 100 mg immünolojik yönden aktif gluten veya plasebo alacak şekilde randomize edilmiştir. Bu girişim sonrasında çocukların hepsinde katı gıdalarla kademeli olarak glutene başlandı. Ana sonuç 3 yaşındayken açık ÇH tanısı sıklığıydı. Buna karşın, ÇH riskinin anne sütüyle beslenme durumu ve diğer olası karıştırıcılara göre sınflandırıldığında bile girişim grupları arasında benzer olduğu saptandı. Bu yüzden, araştırmacılar glutene bebekler 4 ile 6 aylıkken başlamanın koruyucu bir etkisi olmadığı sonucuna vardı (Vriezinga et al., 2014). İtalya'da yapılan çok-merkezli CELIPREV çalışmasında ÇH riski taşıyan bebekler (birinci dereceden akrabasında ÇH bulunan ve daha sonra teyit edilen HLADQ2/DQ8 pozitivitesi olan) erken (6 ay) veya geç (12 ay) Gluten başlangıcına randomize edildi (Lionetti et al. 2014). Araştırmacılar 5 yaşındayken ana sonuçlar olan ÇH otoimmünitesi ve açık ÇH tanısı açısından girişim grupları arasında farklılık olmadığını saptadı. Buna karşın, başlangıçta hem ÇH otoimmünitesi hem de ÇH tanısı glutene geç başlanan grupta gecikti ve 2 yaşında ÇH ve ÇH otoimmünitesi riski glutene erken başlanan grupta anlamlı oranda daha yüksekti. Genel olarak çalışmada glutene erken veya geç başlanmasının ÇH riski üzerinde herhangi bir etkisi saptanmadı. Bu girişim çalışmalarına ve diğer gözleme dayalı çalışmalara dayanarak 2015 yılına ait güncellenmiş meta-analizde glutene başlamanın zamanlamasının ÇH gelişimi riski üzerinde herhangi bir etkisi olduğu sonucuna varılmamıştır (Szajewska et al. 2015). Yine de sütten kesme ve katı yiyeceklere başlamayla ilgili genel önerilere uygun olarak glutene bebek 4 aylık olmadan başlamamanın daha iyi olacağı anlaşılmaktadır.
Sütten kesme sırasında gluten miktarı
Sütten kesme sırasında gluten miktarı konusunda çok az veri bulunmaktadır. PreventCD çalışmasında gluten miktarı ile ÇH riski arasında herhangi bir ilişki saptanmamıştır. Ancak, bu çalışma bunu birincil sonuç olarak ele alacak şekilde tasarlanmamıştı (Vriezinga et al., 2014). 2015 yılına ait meta-analizde Ivarsson'un ilk başlandığı sırada çok miktarda glutenin ÇH riskiyle olumsuz ilişki içinde olduğunu saptadığı gözleme dayalı çalışması da yer almıştır, ancak bu durum 2 yaşından küçük çocuklar için geçerliyken, daha büyük çocuklarda farklılığa rastlanmamıştır (Ivarsson et al., 2002). Genel olarak, sütten kesme sırasında başlanan gluten miktarı konusundaki kanıtlar zayıftır (Szajewska et al. 2015).
Gluten tipi
Gözleme dayalı bir çalışmadan elde edilen az sayıda veri bulunmakta olup, güncellenen meta analizde de yer almıştır (Szajewska et al. 2015). Bu çalışma katı yiyeceklerdeki glutenle devam formulasındaki glutenin karşılaştırılmasına odaklanmış ve çok değişkenli analizlerde karıştırıcı faktörler için ayarlama yapıldıktan sonra bile herhangi bir etki ortaya çıkmamıştır (Ivarsson et al., 2002). Aynı şekilde, gluten tipinin ÇH riski üzerindeki etkisine dair kanıtlar yeterli değildir.