Ders 8: Gelişmekte Olan Ülkelerde Tamamlayıcı Beslenme

8.3 Bodurluk (Stunting)

The child on the left is 26 months old and the one on the right is 52 months old.

Foto: Mercedes de Onis, Beslenme Bölümü, DSÖ, WHO'nun izniyle basılmıştır

Soldaki çocuk 26 aylık, sağdaki ise 52 aylıktır

Bodurluk bir tür büyüme geriliğidir. Doğrusal büyüme gecikmesi bulunan çocuklar yaşına göre boyu WHO standartının altında 2 standart sapmadan daha az olan çocuklardır (Caulfield et al. 2006). Kanıtlar bazı ırk ve etnik gruplara ait çocukların doğal olarak kısa olduğu varsayımını desteklememektedir (Lutter et al. 2011). Modern araştırmalar sağlıklı tüm çocukların yeterli beslenme, tıp ve çocuk bakımı önerilerinin izlenmesi durumunda büyüme potansiyellerine ulaşabilecekleri iddiasını desteklemektedir (Lutter et al. 2011).

Birçok çocuk okul öncesi yaşa kadar bodur olarak sınıflandırılmasa da, bodur olma süreci aslında gebelik sırasında iyi beslenmemenin sonucu olarak çocuk doğmadan önce başlar ve genellikle kuşaklararası bir sorun olarak görülür çünkü bodur kadınlar bodur çocuklar doğurma eğilimindedir (Dewey & Begum 2011). Bodurluk yetersiz besin alımı, tekrarlayan enfeksiyöz hastalıklar, bu rahatsızlıklar nedeniyle iştahta azalma, metabolik gereksinimlerde artış veya besin maddesi kayıplarının neden olduğu yetersiz besin durumunun bir sonucudur. Besinsel çeşitliliğin yaşa göre boy z skorlarıyla korelasyon içinde olduğu gösterilmiştir (Arimond & Ruehl 2004).

Dünyada görülen tüm çocuklukta bodurluğun %90'ı sadece 36 ülkede saptanmıştır (Lutter et al. 2011). Aslında, bodurluk gelişmekte olan dünyada tüm çocukların % 25-30'unu etkilemektedir (Engle et al. 2009). Şekil 10'da bodurluk görülen beş yaşın altındaki çocukların yüzdesi ve bunların bulunduğu bölgeler gösterilmektedir.


Figure 13: Prevalence of stunting in children under 5 years

Şekil 10: Beş yaşın altındaki çocuklarda bodurluk prevalansı

Kaynak: Black et al. 2008, Elsevier'in izniyle Lancet'den alınmıştır

Çocuk gelişimiyle ilgili bir Lancet serisinde erken çocukluk döneminde en etkili dört gelişme girişimi arasında bodurluk, demir ve iyodin eksiklikleriyle mücadele olduğu bildirilmiştir (Engle et al. 2007). Erken çocukluk dönemindeki bodurluğa ülkeler arasındaki genetik farklılıklardan çok beslenme yetersizliği ve enfeksiyonun neden olduğu bilinmektedir (Grantham-McGregor 2007). Gerileme rahim içi kadar erken bir dönemde başlayabilir, ve ilk 12-18 ayda belirgindir, ancak daha uzun süre devam edebilir (Grantham-McGregor 2007). Gelir düzeyi düşük ve orta düzeyde olan ülkelerde bebeklerin beslenme eksikliği ve bodurluk riski tamamlayıcı beslenme süresinde bozukluğu en yüksektir (Przyrembel 2012). Bu yüzden, bu dönemin büyüme geriliğinin önlenmesi açısından kritik bir aralık olduğu düşünülmektedir (Dewey & Adu-Afarwuah 2008). Biraz arayı kapama durumu olabilse de, bodur birçok çocuk yaşamları boyunca bodur kalır (Grantham-McGregor 2007) ve iki yaşından sonra bodurluğun etkisini tersine çevirmek çok güçtür (Dewey & Adu-Afarwuah 2008). Gelişmekte olan ülkelerde, tamamlayıcı gıdaların verilmeye başlandığı yaş, anne sütüyle beslemeye devam edildiğinde ve tamamlayıcı gıdaların hijyen ve bileşimi yeterli olduğunda büyüme geriliğini önleyebilir (Przyrembel 2012).

Lancet dergisinde 2008 yılında yayınlanan bir makalede araştırmacılar bodurluğun önlenmesi için tamamlayıcı beslenme döneminin önemi konusunda şunları yazmışlardır :

"Yetersiz tamamlayıcı beslenme bodurluğun bariz bir belirleyicisidir ve birçok ortamda yapılacak iyileştirmelerin hem beslenme sıklığı hem de enerji yoğunluğuna odaklanması ve yeterli miktarda mikro besin içeren yeterli, kaliteli bir diyet sağlaması gerekir.”
(Black et al. 2008)

Sağlığa zararlı etkilerine ek olarak, bodurluk bilişsel gelişim ve okul performansını da etkiler. Bodurluk kronik beslenme bozukluğunun bir sonucu olduğundan diğer sosyoekonomik faktörlerle yakından bağlantılıdır. Şekil 11'de bodurluğun diğer sosyoekonomik faktörler ve gelişim sonuçlarıyla nasıl ilişkili olduğu gösterilmektedir.

Figure 11: Stunting, Causal Factors and Developmental Outcomes

Şekil 11: Bodurluk, Nedensel Faktörler ve Gelişimle İlgili Sonuçlar
Kaynak: Grantham-McGregor 2007, Elsevier'in izniyle Lancet'ten alınmıştır