Ders 1: Tamamlayıcı Beslenmenin Biyolojik ve Gelişimsel Yönleri

1.2 Sindirim ve Emilim

Mide ve pankreas enzimlerinin salgılanması küçük çocuklarda erişkin seviyelerindeki gibi gelişmez. Yine de bebek anne sütündeki besin maddelerini tamamen sindirebilir ve emebilir. Bu kısmen anne sütünün sindirim sürecine katkıda bulunan enzimler de sağlanmasından kaynaklanan bir durumdur. Normal sindirim fonksiyonu yaşamın ilk yılında önemli oranda değişim gösterir. Yaşamın ilk birkaç ayında pankreas enzimleri, amilaz, lipaz ve tripsin oldukça düşük düzeylerde bulunur (WHO & UNICEF 1998).

İlginç bir şekilde sindirim sisteminin çeşitli fizyolojik fonksiyon ve bileşenleri aynı şekilde olgunlaşmaz. Örneğin, yağ emilimi yaklaşık 6 aylık olana kadar erişkinlerdeki etkinliğe ulaşmazken, lipaz erişkin seviyelerine 2 yaşında erişir. Bunun öncesinde bebekler baskın lipaz kaynakları olarak lingual gastrik ve meme lipazına bağımlıdır. Lipoliz ve misel aktivitesi 4-6 aylık olana kadar minimum düzeydedir, ancak safra asitlerinin karaciğer alımı 6 aya kadar azalır. Pepsinojen seviyeleri 3 aya kadar erişkin seviyelerine ulaşır, yaklaşık 4 aya kadar gastrik asit ve gastrik pepsin proteinleri sindirebilir (EFSA 2009). Pankreatik amilaz nişastaların sindirilmesine ancak ilk yılın sonuna doğru etkili katkıda bulunmaya başlar, halbuki pişirilmiş nişastaların çoğu neredeyse tamamen sindirilip emilebilir (De Vizia et al. 1975). Erişkinlerde olduğu gibi kalın bağırsak yaşamın ilk aylarında bile ince bağırsakta yetersiz bir şekilde işlem görmüş nişastaların son sindiriminde yaşamsal bir rol oynar. İntra-kolonik bakteriler ince bağırsaklardaki emilmemiş karbonhidratları kalın bağırsak tarafından emilebilecek olan kısa zincirli yağ asitlerine dönüştürebilir (Michaelsen et al. 2003).

DSÖ tamamlayıcı gıdalar bebek yaklaşık olarak 6 aylıkken verilmeye başlandığında,

"sindirim sistemi süt-dışındaki yiyeceklerde bulunan nişasta, protein ve yağları etkili bir şekilde sindirme ve emmeye yeterli olgunluktadır” tavsiyesinde bulunmaktadır.
(Michaelsen et al. 2003)

Buna karşın, bebeğin fonksiyonel mide kapasitesinin sınırlı kaldığına işaret etmektedirler. Vaktinde doğan bebeklerin mide kapasitesi 38 ila 76mL arasında değişirken, emekleyen bebeklerde kapasite yaklaşık olarak 20mL/kg vücut ağırlığıdır  (Zangen et al. 2003).

Bu yüzden, tamamlayıcı gıdaların yüksek bir enerji ve mikro besin yoğunluğuna sahip olmasını sağlamak gerekir. Tamamlayıcı gıdaların öğün sıklığı ve enerji yoğunluğu konusunda daha ayrıntılı bilgi için lütfen Ünite 3 'e bakınız.

Avrupa Gıda Güvenliği Dairesi (EFSA) şu sonuca varmıştır:

"if complementary food is introduced after 4 months of life it does not constitute a problem for the digestive system of the infant”.
(EFSA 2009).

ESPGHAN EFSA 'yı destekleyerek şunları belirtmektedir:

"gastrointestinal fonksiyonun bebek 4 aylık oluncaya kadar tamamlayıcı gıdalardan alınan besin maddelerini metabolize etmeye yeterli olgunluktadır.”
(Agostoni et al. 2008).

Ayrıca şunu da belirtmişlerdir;

"yağ oranı yüksek bir diyetten karbonhidrat oranı yüksek bir diyete geçiş ve katı gıdalara maruz kalmanın sindirim fonksiyonlarının bazı enzimatik fonksiyonlar ve/veya aktivitelerin olgunlaşma hızını artırarak sindirilen gıdaların yapısına uygun hale gelmesiyle sonuçlanan hormonal tepkilere (örn., insülin, adrenal hormonlar) neden olduğu bilinmektedir. Bu nedenle, gastrointestinal olgunlaşma büyük oranda sindirilen yiyecekler tarafından yönlendirilmektedir”.
(Agostoni et al. 2008).