Ders 2: Tat ve Yiyecek Tercihlerinin Gelişimi

2.5 Gıdaların Benimsenmesini Kolaylaştırma

İlk derslerde bahsedilen araştırmalara dayanarak tamamlayıcı gıdaları vermeye başlamadan önce anne sütüyle beslenen çocukların yeni yiyecekleri benimseme olasılığının anne sütüyle beslenmeyen bebeklere göre daha fazla olduğu açıktır. Buna karşın, bebekler tamamlayıcı gıdalarla tanıştığında hem anne sütüyle beslenen hem de formulayla beslenen çocukların kabulu kolaylaştırmak için tamamlayıcı gıdaya tekrar tekrar maruz kalması gerekir (Mennella & Trabulsi 2012).

Birtakım çalışmalarda bebeklerin belirli bir besine tekrar tekrar (yaklaşık 8-9 gün) maruz kaldıktan sonra belli bir meye veya sebze püresini önemli oranda daha fazla yediği saptanmıştır (Mennella & Trabulsi 2012). Ancak yiyeceğe sadece bakmanın çocukları o yiyeceği tercih etmeye özendirmediği görüldüğünden bebek öğrenmek için o yiyeceğin tadına bakmalıdır (Birch et al. 1987; Forestell & Mennella 2007).

Ayrıca, öğün sırasında tek bir lezzet veya besine sürekli maruz kalmaya ek olarak öğünler arasında çeşitli lezzetlere maruz kalmanın yeni besinlerin kabulünü daha da kolaylaştırdığı anlaşılmaktadır. Örneğin, her gün farklı nişastalı sebzelere defalarca maruz kalan bebekler defalarca sadece havuca maruz kalan bebekler kadar çok havuç yemiştir (Gerrish & Mennella 2001).

Aşağıdaki tabloda meyve ve sebze pürelerinin benimsenmesini etkileyen faktörlerle ilgili araştırma bulgularının bir özeti verilmektedir.

Tablo 4: Meyve ve sebze pürelerinin benimsenmesini etkileyen faktörlerle ilgili araştırma bulgularının özeti

Table 4: Summary of research findings on factors that affect acceptance of pureed fruits and vegetables

Kaynak: Mennella & Trabulsi 2012; S. Karger AG, Basel'in izniyle basılmıştır

Ayrıca yapılan araştırmalar bebeklikte meyve ve sebzelere erken maruz kalmanın çocuklukta daha sonraki tüketimle ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır (Coulthard et al. 2010; Skinner et al. 2002). Meyvelerin erken verilmeye başlanması iki ayrı çalışma 2-6 yaşlarında ve 6-8 yaşlarında meyve tüketiminde artışla ilişkilendirilmiştir (Skinner et al. 2002; Cooke et al. 2004).

Coulthard tarafından 2010 yılında yapılan bir çalışma (Şekil 3) çocuklara çiğ meyve veya evde pişirilmiş meyve ve sebze vermenin 7 yaşındaki meyve ve sebze alımı ve çeşidinde artışla ilişkiliyken, hazır meyve ve sebzeyle beslenmenin böyle bir ilişkisi olmadığını göstermiştir (Coulthard et al. 2010).

Figure 3: Age of Introduction to home-cooked vegetables moderates the relationshiop between frequency of consumption of home cooked vegetables at 6 months and vegetable consumption at 7 years

Şekil 3: Evde pişmiş sebzeleri vermeye başlama yaşı 6 aylıkken evde pişirilen sebzelerin tüketim sıklığı ile 7 yaşındaki sebze tüketimi arasındaki ilişkiyi düzenlemektedir

Kaynak: Coulthard et al. 2010, Cambridge University Press'in izniyle basılmıştır

Sonuçlar ayrıca şunları göstermiştir:

  • Altı aylıkken sebze tüketimi sıklığı evde pişirilen sebzelere erken başlandıysa 7 yaşındaki sebze tüketimini anlamlı oranda etkilememiştir.
  • Evde pişirilen sebzelere geç başlanması ve 6 aylıkken evde pişirilen sebze tüketiminin düşük olması 7 yaşında sebze tüketimi sıklığının daha düşük olmasına neden oldu.
  • Evde pişirilen sebzelere geç başlanması ve 6 aylıkken evde pişirilen sebze tüketiminin yüksek olması 7 yaşında sebze tüketimi sıklığının daha yüksek olmasına neden oldu.

Bu çalışma sebve ve meyvelerin erken tüketilmeye başlanmasının çocukluk yıllarının ortalarındaki yüksek tüketim seviyelerini öngördüğüne dair daha önceki bulguları desteklemektedir (Coulthard et al. 2010).

Tamamlayıcı beslenmenin başarısı ve çeşitli sağlıklı bir diyet geliştirilmesinin sadece verilmeye başlanan besin türüne bağlı olmadığını akılda tutmak gerekir. Ünite 3'te ele alındığı gibi;

"en uygun tamamlayıcı beslenmenin sadece yenilen şeye değil, aynı zamanda nasıl, ne zaman, nerede ve kim tarafından çocuğa verildiğine de bağlı olduğu giderek daha çok kabul görmektedir.”
(WHO 2003)

Beslenmeye verilen yanıtlar konusunda daha ayrıntılı bilgi almak için lütfen Ünite 3 'e bakınız.

Keep in Mind