Ders 6: Sıvı ve elektrolit gereksinimleri
6.2 Vücut suyunun homeostazı
Suyun metabolizmasını hücre dışı sıvı (ECF) düzenler (Şekil 8). Bu düzen alıma, emilime ve sıvıların vücuttan atılmasına bağımlıdır ve intravasküler bölüm (IVC) yoluyla yapılır. Hedefleri şunlardır:
- Kan basıncı ve yeterli dolaşımın sağlanması (Friis-Hansen 1961)
- ECF bölümünün osmalitesinin 280-290 mosm (ayar noktasının %3'ü) aralığında korunması (3% of the set point) (Andersson 1977).
Homeostazı düzenleyebilmek ve başlatabilmek için vücut sinyal verir ve aşağıdakiler yoluyla su alımını değiştirir:
- Susama (su alımı başkaları tarafından kontrol edildiğinden bebekte söz konusu değildir)
- Vasküler tonus, kalp atım hızı ve kontraktilite
- Su ve elektrolitlerin böbrekler yoluyla vücuttan atılması. Bütün sistem hormonların eylemleriyle (renin-angiotensin-aldosteron sistem, arginin vazopressin ve atriyel natriüretik peptid) sıkı bir şekilde düzenlenir (Fusch & Jochum 2014)
Şekil 8. Sağlıklı koşullarda ECF (Hücre Dışı Sıvı) bölümü tarafından kontrol edilen sıvı homeostazı. IVC (intravasküler bölüm)
Kaynak: ENeA grafik
ICF ve ECF 'in düzenlenmesi- Vücuttaki ICF:ECF oranının ana düzenleyicisi Na+/K+-ATPase pompasıdır (Şekil 9). Sonuçta ICF dış çevre ile doğrudan kalkan oluşturarak, hacim ve konsantrasyonda ani değişimlerden uzak durmaktadır.
IVF ve EVF'in düzenlenmesi: EVF:IVF oranı normal koşullarda kana ve onkotik-hidrostati basınca ve kapiler duvarın geçirgenliğine bağlıdır. Erken doğan bebekler vaktinde doğan bebekler ve erişkinlerden daha yüksek bir EVF:IVF oranı gösterirler (Friis-Hansen 1961). Kapiler duvarın geçirgenliğinin yaşla değişmediği görülse de, onkotik-hidrostatik basıncın yeni doğanlarda erişkinlerdekinden daha düşük olduğu anlaşılmaktadır, bu da orandaki yaşam boyu değişimleri açıklamaktadır.
Fetusta Su ve Elektrolit Metabolizması: Su transferi anneden fetusa plasenta yoluyla yapılır. Elektrolitler plasenta yoluyla aktif olarak fetusa aktarılır, anne ile fetus arasında bir denge oluşur. Fetustaki elektrolit konsantrasyonu annenin plazma konsantrasyonuna bağlıdır. Gebeliğin 5. haftasında fetus idrar üretmeye başlar. 20. haftada 4.5 ml/kg/saat civarında idrar üretilir, doğum vakti geldiğinde bu rakam 8-15 ml/kg/saat'e çıkar.
Su girdisi (ayrıca bir sonraki sayfadaki şekil 9'a bakınız):
- su oral yoldan ve parenteral yoldan verilir,
- metabolik su yağ ve karbonhidratların oksidasyonundan (ve protein-dışı enerji temini yetersiz olduğunda proteinlerden) üretilir. Karbonhidratların oksidasyonu gram başına 0.6 ml su üretebilirken, yağlar 1 ml H2O/g üretir. Bu yüzden, sağlıklı bir bebek günde 5-15 ml/kg metabolik su üretir. Metabolizmada artışa neden olan stres bu metabolik su üretimini 20ml/kg/gün'e kadar çıkarabilir.
Su çıkışı (doğum sonrası)
- Deri yoluyla belli belirsiz su kaybı (gebelik ve doğum sonrası yaşa ve çevreye bağlıdır). Olgunlaşmamış deri yoluyla kayıp yüzey hacim oranlarının yüksek olması nedeniyle en küçük bebeklerde en yüksektir.
- Solunum yoluyla su kaybı, belirgin olmayan su kaybının üçte biri üst solunum yolundan buharlaşma yoluyla gerçekleşir. Prematüre bebekler solunum hızlarının daha yüksek olması nedeniyle vaktinde doğan bebeklerden daha fazla su kaybederler (sırasıyla, 0.8-0.9 ml/kg/saat, 0.5 ml/kg/h). Ancak bebek 37° C ve %85-100'lük bağıl nemde tutulursa buharlaşma ve su kaybı önemli ölçüde azaltılabilir.
- İdrar üretimi yoluyla.
- Henüz enteral beslenmeye başlanmamış olan erken doğan bebeklerde önemsiz sayılabilecek fekal kayıplar. Tam enteral beslenme oluşturulduğunda suyun 5-10 ml/kg/gün'ü dışkıyla atılacaktır.
- Büyüme, su ayrıca büyüme için gereklidir.
